Mukaddes 4 gündür gözaltında: Sağlık durumu kötüleşiyor

İSTANBUL – Yaşamını devrim ve insan hakları mücadelesine adayan Mukaddes Erdoğdu Çelik, 4 gündür Vatan Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında tutuluyor. Akdeniz anemisi, tansiyon hastası Mukaddes’in sağlık durumu nezarethane şartlarında giderek kötüleşiyor.

HDP ve ESP’ye yönelik operasyonlarda Ankara, Mersin, Adana, İzmir, Dersim ve İstanbul’da aralarında ESP Genel Başkanı Çiçek Otlu’nun da bulunduğu çok sayıda sosyalist gözaltına alındı. 4 Nisan’da evine baskın yapılarak gözaltına alınan HDP Merkez Disiplin Kurulu Eşbaşkanı Mukaddes Erdoğdu Çelik, 4 gündür Vatan Emniyet Müdürlüğü’nde tutuluyor. Akdeniz anemisi ve yüksek tansiyonu olan Mukaddes’in sağlık durumundan, avukatları, arkadaşları, okurları, yakınları endişeli. Gözaltında ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olan Mukaddes’in bir an önce serbest bırakılması için çağrı yapılıyor.

‘Sağlık sorunları artıyor’

HDP tarafından yapılan açıklamada da Mukaddes’in serbest bırakılması çağrısı yapılarak, “Partimizin Merkez Disiplin Kurulu Eş Başkanı olan arkadaşımızın, operasyon hedefi olmasının tek nedeni, referandum sürecinin aktif bir çalışanı olmasıdır. Akdeniz anemisi hastalığı ve yüksek tansiyon rahatsızlığı olan arkadaşımızın nezarethane koşullarında sağlık sorunları artmakta ve uyku apnesi nöbetleri, yüksek tansiyon ile birlikte ciddi yaşamsal risk barındırmaktadır” denildi.

Bir yıl tutuklu kaldı

Yaşamı mücadeleyle geçen Mukaddes, darbe dönemlerinde işkencelerden geçerek büyüttüğü direnişiyle tanınıyor. 13 Nisan 1973’te İstanbul Eğitim Enstitüsü Matematik Bölüm ikinci sınıf öğrencisiyken polisler kaldığı öğrenci yurdunu basarak Mukaddes’i gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar Balmumcu’daki Jandarma Bölge Komutanlığı’na götürülüyordu. Eski TKP’lilerin de tutulduğu ‘Harbiye hücreleri’ olarak anılan yerden, 15 gün sonra, Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderildi. TKP/ML- TİKKO örgüt üyeliğinden yargılanan Mukaddes bir yıl tutuklu kaldıktan sonra beraat etti.

Darbeden 3 ay önce tutuklandı

Üniversiteye dönen Mukaddes’in kaydı silinmişti. Toplumsal mücadelede içinde aktif rol alan Mukaddes, 12 Eylül darbesinden yaklaşık üç ay önce tutuklanmıştı. 1. Ordu Selimiye Kışlası 4. Blok’ta tutuklu olan Mukaddes, darbe olduğunu sabah cezaevi müdüründen öğrendiklerini söylüyor: “Sabah her zamankinden daha kalabalık bir şekilde yoklamaya geldiler. 120 kadındık. Cezaevi müdürü Önder Murat, ‘Dün gece 04.00’da Silahlı Kuvvetler yönetimi ele aldı. Havalandırmaya çıkmayacaksınız. Kantin, avukat görüşü yasak. Siyasi tutukluluk yok artık hepiniz askersiniz’ dedi. Eğitim çalışmalarımızın da yasaklandığını bildirip gittiler.”

’12 Eylül’ü o gün yaşamış oldum’

15 Eylül günü yapılan yoklamada savcılığa istenen Mukaddes’e Davutpaşa’da tutuklu bulunan eşi İrfan Çelik için “Kendisini asmış” denildi. Mukaddes o günü şu cümlelerle anlatıyor: “Savcı tutuklandığımız anda da çatıştığımız biriydi. Çok işkence görüp gelmiştik. Kafamda, üç ayrı bölgede boşluklar vardı, saçlarım yolunmuştu. Gördüğü halde tutanağa geçirmedi. Bizi adli tıpa da sevk etmemişti. Küstah bir tavırla ‘İrfan Çelik Davutpaşa’da kendini asmış’ dedi. 12 Eylül’ü aslında o gün yaşamış oldum… Çok ağır bir şeydi… Ölüm haberi almak başka bir şey bir de düşmanın elinde cezaevinde ölüm başka bir şey. Morgda iki tane asker vardı yanımda, ağlamaya o zaman başladım diye düşünüyorum. 12 Eylül’den önce devrimciler kadınlara hep bacı derlerdi. Askerin biri ‘bacı ne olur ağlama’ diyor. İrfan’ı bir battaniyenin üstüne sermişler. Buz gibiydi, her tarafı kesilmiş, ucuz sicimlerle dikilmişti. Bıyıkları vardı çok uzun. Kesmesine izin vermezdim. Onların hiçbiri yoktu. Babam da gitmiş görmüş, bıyıklarının yolunduğunu söylüyor. Bir sürü yeri morarmıştı, işkence izleri vardı… Onu son bir kez görmek istemiştim çok zordu.”

İşkencenin tanıkları var

İrfan Çelik’in intiharına hiçbir zaman inanmayan Mukaddes adalet mücadelesini hala sürdürüyor. İrfan’ın işkence gördüğüne dair tanık anlatımları da ortaya çıkmasına rağmen “takipsizlik” kararı verildi. Bir yandan cezaevindeki baskılara karşı da Mukaddes ve kadınların direnişi sürüyordu. Selimiye’deki diğer tutuklularla birlikte bir yıl sonra 29 Nisan 1981’de Metris’e sevk edilen Mukaddes ve diğer tutuklu kadınlar,erkeklerin açlık grevine katılıyor. Akdeniz ateşi hastası olan Mukaddes’in ilacı verilmediği için 6 ay nöbet geçiriyor.

İnsan hakları mücadelesi sürüyor

1983 yılı Ocak ayında tahliye olan Mukaddes, 1997 yılında yeniden tutuklandı. Aynı operasyonda 1999’da İstanbul TEM’de öldürülen sendikacı Süleyman Yeter de gözaltına alındı. Mukaddes, Atılım ve Özgür Gençlik dergisinin yöneticisi olduğu gerekçesiyle 10 ay hapis yattı. 22.5 yıla kadar hapisle yargılanırken beraat etti. Akademide kadın ve tarih kürsülerinde ders veren, yayıncılık faaliyeti yürüten Mukaddes, insan hakları mücadelesini aktif şekilde yürütüyor.

Mukaddes bu sürede birçok kitap da yazdı. Kitapları arasında, ‘Kutsiye Bozoklar Kelepçeye İnat Hayat’, ‘Arap İsyanları & Tarih Yazımı 2011’, ‘Bizim Çakır’, ‘Demir Parmaklıklar Ortak Düşler’ yer alıyor.