Direnen bir dilin hikayesi: 15 Mayıs, Kürt Dil Bayramı (2)

Çocuklar: Kürtçe eğitim veren okullarımız yeniden açılsın

DİYARBAKIR – Kürtçe eğitimleri kayyım ve KHK’larla engellenin çocuklar anlatıyor: “Kürtçe eğitim veren okullarımız yeniden açılsın. Kendi dilimizde eğitim görmek istiyoruz. Kürtçe bizim dilimiz ve çok seviyoruz.”

Ortadoğu’nun en kadim dillerinden olan Kürtçe yıllarca asimilasyon ve yasaklarla dilsizleştirilmeye ve unutulmaya çalışıldı. Uzun soluklu bir mücadele ile yasakları yırtan Kürtçe hala eğitim dili olamadı ve asimilasyon kıskacında bulunuyor. 15 Mayıs Kürtçe Dil Bayramı bu yıl OHAL’le birlikte çıkarılan KHK’lar ve belediyelere atanan kayyımlarla; Kürtçe kreşlerin, kültür alanlarının ve okulların kapatılmasıyla karşılanacak. Ana dillerinde eğitimleri kesintiye uğrayan çocuklar, “Kendi ana dilimizi her yerde konuşmak istiyoruz. Dilimizi geliştirdiğimiz okulların kapatılması bizi çok üzüyor” diyor.

‘Bu bayram bizin olsun’

12 yaşında ki Şevin, kendi ana dilinde eğitim görmek istediğini söyleyerek, “Okullar kapanıyor, dilimizi devlet okullarında rahatça konuşamıyoruz. Kendi dilimizde eğitim görmek ve okumak istiyoruz. Buna da engel oluyorlar. Bu baskılar son bulsun bu bayram biz Kürt çocuklarının bayramı olsun” diye konuştu.

10 yaşında ki Hasan, “Kendi ana dilimizi seviyorum ve her yerde bu dili konuşmak istiyorum. Annemden öğrendiğim bu dili daha da çok geliştirmek istiyorum. Bu günden tek isteğim bu, küçükken annemin ve babamın konuşmasına izin vermiyorlarmış. Şimdi de bizim konuşmamıza, biz bunu istemiyoruz” diye belirtti.

10 yaşında ki Yusuf’ta ne istediğini Kürtçe bir şarkı söyleyerek anlattı. Yusuf, “Dilim benim yaşamım hayatım, ben kendi dilimi çok seviyorum ve her zaman da bu dili konuşmak istiyorum” diye vurguladı.

Önce Arapça ardından Türkçe zorunluluğu

DAİŞ’in saldırıları nedeniyle ailesiyle Diyarbakır’a göç etmek zorunda kalan 15 yaşındaki Nûdem, Ferzad Kemanger Okulunda gördüğü eğitimin yarım kalması nedeniyle çok üzüldüğünü söylüyor. Okulunu öğretmenlerini ve arkadaşlarını özlediğini belirten Nudem, Türkçe eğitim veren okullara gitmek istemediğini, okulun yeniden açılmasını çok istediğini aktardı. Rojava Suriye işgali altındayken Arapça eğitim gördüğünü, Diyarbakır’daki Kürtçe okulların kapatılmasının ardından ise Türkçe öğrenmeye zorunluluğu nedeniyle Suriye ile Türkiye arasında bir fark olmadığını vurguladı.

Eğitim yarıda kaldı
Nudem’in 10 yaşındaki kardeşi Şihap, Ferzad Kemangerde gördüğü derslerin yanı sıra Aram Tigran Konservatuarında müzik eğitimi de görüyorken kurumların kapatılmasından sonra eğitimin yarıda kaldığını söylüyor. Şihap, arkadaşları ve öğretmenlerini çok özlediğini dile getirerek, Kürtçe gördüğü dersleri çok iyi anladığını ve okullarının yeniden açılmasını çok istediğini belirtti.

‘Çok milliyetli sınıfta ana dilde eğitim yok’

Yaklaşık üç yıl Ferzad Kemanger Okulunda eğitim gören 8 yaşındaki Arjin, matematik, resim, müzik, Zazaca ve Kürtçe gibi dersleri yeniden görmek istediğini ifade etti.

Çocukların 15 Mayıs dil bayramı talepleri şöyle;

6 yaşında ki Havin: Ben her yerde annemin bana öğrettiği dili konuşmak istiyorum.

11 yaşındaki Baran: Kendi ana dilimi çok seviyorum, yaşasın Kürt dili.

13 yaşındaki Hacer: Evde Kürtçe konuşuyorum, oyun oynarken konuşuyorum ama okulda konuşamıyorum. Kürtçe eğitim almak istiyorum.

9 yaşındaki Sevgi: Her yerde dilimi konuşmak istiyorum ama öğretmenim okulda Türkçe konuşacaksın diyor.
YARIN: Asimilasyon politikasının yeni yüzü KHK’ler

Direnen bir dilin hikayesi: 15 Mayıs, Kürt Dil Bayramı (1)