KHK yetmedi, kamu emekçileri şimdi de ‘ceza’ kıskacında!

Hikmet Tunç

VAN – Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilemeyen kamu emekçileri ise şimdi de sendikal faaliyet yürüttükleri gerekçesiyle “sürgün edilme, yüzde otuzu oranında aylıktan kesme ile kıdem durdurma” gibi cezalara çarptırılıyor. Van’da 780 Eğitim Sen üyesi sokakta taleplerini dile getirdikleri için çeşitli cezalara çarptırıldı.

OHAL ilanı ile birlikte çıkarılan KHK ile KESK Van Şubeler Platformu’na bağlı Eğitim Sen Şubesi’nde çok sayıda üye ihraç edilmişti. KHK ile ihraç edilen ve daha sonra tekrar göreve iade edilen üyelere bir darbe de Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinden geldi. Bakanlık müfettişleri tarafından, İpekyolu, Tuşba, Gevaş, Edremit, Erciş, Muradiye, Gürpınar, Çatak İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine tecziye gönderildi. Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Müfettişleri Ömer Çal ve Ahmet Şener tarafından hazırlanan teklif ile Eğitim Sen Van Şubesi’nin 780 üyesi hakkında, “Aylıktan kesme, kıdem durdurma ve il dışına çıkarma” istendi.

Hazırlanan teklifler sonucu başlatılan soruşturma kapsamında, 21 Aralık 2015 yılında bir ders saatine katılmadıkları ve 29 Aralık 2015 yılında, sokağa çıkma yasaklarını protesto etmek amacıyla başlatılan iş bırakma eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle, aralarında eski Eğitim Sen Van Şube Eşbaşkanı Gülcan Kaçmaz’ın da bulunduğu 780 üye hakkında kıdem durdurma, aylıktan kesme ve il dışında görev yapma cezaları istendi.

Van Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 8 ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderdiği yazıda soruşturma gerekçesi şu şeklide belirtildi: “Sendikanın aldığı eylem kararının gerekçeleri, basın açıklaması içeriği ile 4688 sayılı kamu görevlileri sendikaları kanunun 19’uncu maddesinde hareketle gerçekleştirilen iş bırakma, basın açıklaması eylemlerinin yasal dayanağının bulunmadığını, dolayısıyla sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu eylemlerin siyasi içerikli eylemler olduğu; iş bırakma ve basın açıklaması eylemine katılan personelin, 657 sayılı devlet memurları kanunun 6’ıncı maddesinde açıklanan sadakat, 7’ince maddesinde açıklanan tarafsızlık ve devlete bağlılık ve 8’inci maddesinde açıklanan davranış ve iş birliği ilkelerine aykırı hareket ettikleri; bu eylemlere katılan kamu personelini, görev yaptıkları okullardaki, kurulardaki diğer personel tarafından ve kamu hizmetini alanlar (öğrenciler, veliler ve diğer vatandaşlar) tarafından bir siyasi görüşün temsilcisi gibi görülmesi ve tarafsızlıklarının sorgulanması sonucunun ortaya çıkacağı bu durumun okullardaki, kurumlardaki iş barışını olumsuz etkileyebileceği ayrıca bu eylemlere katılan kamu personelinin sayıca çok olması nedeniyle bu durumun okullarda kurumlarda yürütülen kamu hizmetlerinin etkin ve verimli olarak yürütülmesinin de olumsuz olarak etkileneceği; öte yandan öğrencilerini, 1739 sayılı Mili Eğitim Temel kanununda yer alan Türk Milli Eğitiminin genel amaçları doğrultusunda yetiştirme görevi bulunan öğretmenlerin; öğrencilerini eğitim hakkından yoksun bırakarak görevlerine gelmemelerinden ve basın açıklamasına katılmalarından dolayı öğrenci ve veliler nezdinde ki mesleki saygınlıklarının zedeleneceği hususları ile okullarda eğitim, öğretimin aksamaması hususu da dikkate alınarak; kamu yararı ve hizmetin gereği 2016,2017 öğretim yılı ders kesiminden itibaren il dışına atanmalarının yapılması uygun görülmüştür.”